Belçikalıların Dinleme Kültürü
17 Şubat 2025 akşamı David Wood’un Beyond Human: Exploring Transhumanism and Superintelligence başlıklı etkinliğine katıldım. Wood, teknolojik ilerlemelerin insanlığı nasıl dönüştürebileceğini ele alan bir fütürist ve aynı zamanda “safety activist”, yani teknolojik gelişmelerin güvenli ve etik sınırlar içinde ilerlemesi gerektiğini savunan bir isim. Konuşması, transhümanizmin olanakları, süper zekanın potansiyel tehlikeleri ve bu dönüşümün insanlık için ne anlama gelebileceği üzerineydi.
Ancak benim için asıl dikkat çekici olan, konuşmacının içeriğinden çok Brüksel’in eğitimli kesiminin etkinlik kültürüydü.
Etkinlik başlamadan önce dikkatimi çeken ilk şeylerden biri, David Wood’un dinleyicilerle birlikte sıradan bir katılımcı gibi salona girmesi ve kimsenin bunu garipsemeden beklemeye devam etmesiydi. Hiç kimse onun yanına gidip soru sormadı, fırsattan istifade edip sohbet etmeye çalışmadı. Buna rağmen, sahneye çıktığında büyük bir alkışla karşılandı. Bu durum, Brüksel’deki entelektüel çevrenin konuşmacıya duyduğu saygının farklı bir biçimde tezahür ettiğini bana gösterdi.
Etkinlik başlamadan önce katılımcılar arasında sıcak bir etkileşim vardı. İnsanlar, gerçekten faydalı olabilecek bağlantılar kurmaya odaklanmıştı. Yüzeysel ve gereksiz sohbetler minimum seviyedeydi. Yaklaşık 100 kişilik grupta dikkatimi çeken bir diğer unsur, neredeyse kimsenin sigara içmemesiydi. Üç saat süren etkinlik boyunca, kimse sigara içilecek bir alan aramadı ya da sigara içememekten şikayet etmedi.

David Wood’un sunumuna gelirsek… Açıkçası, etkileyici bir konuyu oldukça durağan bir şekilde sunduğunu söyleyebilirim. Konuşması boyunca sunumuna herhangi bir interaktif unsur eklemedi. Bu da etkinliğin bir ders havasına bürünmesine sebep oldu. Hatta bir ara mikrofonundan mekanik cızırtılar gelmeye başladı. O sırada arka sıralardan biri salona yayılan bu sesi mizahi bir dille yorumladı: “Now you are becoming transhuman!” (Şimdi gerçekten transhüman oluyorsun!) Tüm salon kahkahalarla güldü ama David Wood’un bu espriye bile bir tepki vermemesi, onun biraz sahne anksiyetesi taşıdığını düşündürdü. Yine de kimse bu durumu eleştirmedi; herkes sunumu sabırla dinledi ve keyifli bir etkinlik olarak değerlendirdi.

Etkinlik çıkışında yakın arkadaşlarım Bekir Buğra Aydın ve fotoğrafı çeken Veysel Karakaya bana samimi bir şekilde destek verdi. “İngilizce sunum yeteneğini hızla geliştirmelisin ve Avrupa’da sahneye çıkmalısın!” diyerek beni motive etti. Bir gün neden olmasın...
Bu etkinlik, yalnızca transhümanizm üzerine düşünmemi sağlamadı; aynı zamanda Brüksel’de entelektüel etkinliklere katılan insanların davranış biçimlerini gözlemleme fırsatı sundu. Konuşmacıya gösterilen mesafeli saygı, dinleyicilerin odaklanmış ve bilinçli katılımı, gereksiz sohbetlerden kaçınılması ve etkinlik sürecine duyulan kolektif sabır, Avrupa’daki etkinlik kültürünün farklı yönlerini gözler önüne serdi.
Geleceğin insanını bilmiyorum ama günümüzün başarılı insanını var eden biyoteknoloji değil, zihinsel disiplin ve toplumsal olgunluktur.
Sevgiler.
Mennan ŞAHİN
2 yorum
Teşekkür ederim sayın Bediz.
Mennan Şahin
Hocam, bayıldım yazım dilinize. Duygularınızı çok güzel ifade etmişsiniz. Derslerinizde olduğu kadar izlenimlerinizden de bir aydınlanma yaşamadım desem yalan olur.
Bediz Saka
Yorum yazın
Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.